A.A.’nın 12 GELENEĞİ

                                                            

 Birinci Gelenek

 

“Ortak refahımız başta gelmelidir,

kişisel iyileşme A.A.’nın birliğine bağlıdır.”

 

Birlik olmadan A.A. ölür. Kişisel özgürlükle birlikte mükemmel bir bütün. Çelişkinin çözümü; her A.A.’lının hayatı manevi ilkelere uymasına bağlıdır. Grubun yaşamını sürdürmesi gerek yoksa bireyler yaşayamaz. Ortak refah önde gelir. Grup olarak en iyi şekilde nasıl yaşanır ve çalışılır.

 

 

İkinci Gelenek

 

“Amacımıza ulaşmamızda tek bir otorite vardır

o da grup bilincimizde ifadesini bulan sevgi dolu bir Tanrı’dır.

Liderlerimiz yönetici değil güvenilir hizmetkarlardır.”

 

A.A. nereden yönetilir? A.A.’da ki tek otorite kendini grubun bilincinde yansıttığı şekliyle bizleri seven ve koruyan Tanrı’dır. Bir grubun oluşması. Artan sancılar. Rotasyona tabi tutulan komiteler grubun hizmetkarlarıdır. İdareciler yönetmezler, hizmet ederler. A.A.’da gerçek bir liderlik var mıdır? ”Yaşlı devlet adamı” ve “devrik diktatör.” Grup bilinci konuşur.

 

 

Üçüncü Gelenek

 

“A.A. üyesi olabilmek için gereken tek şey,

içkiyi bırakmak konusunda arzulu olmaktır.”

 

İlk yıllarda korkuya dayanan hoşgörüsüzlük. Bir alkoliğin A.A.’daki şansını elinden almak, bazen onun ölüm hükmünü ilan etmek demektir. Üyelik kuralları terk edildi. Deneyimlerden iki örnek. Herhangi bir alkolik kendisi üye olduğunu söylediği an üyemiz olur.

 

 

Dördüncü Gelenek

 

“Her grup diğer grupları

ve bir bütün olarak A.A.’yı etkileyen meseleler

dışında bağımsız olmalıdır.”

 

A.A.’nın bir bütün olarak tehdit edildiği durumlar hariç her A.A. grubu kendini dilediği gibi yönetebilir. Bu kadar özgürlük tehlikelimidir? Teker teker bireyler gibi grup da sonuç olarak, yaşamasını garanti edecek denenmiş prensiplere uymak zorunda. İki fırtına işareti - hiçbir grup bir bütün olarak ne A.A.’ya zarar verecek bir şey yapmalı ne de kendisini dış çıkarlara bağımlı kılmalı. Bir örnek; işlemeyen ”A.A. Merkezi.”

 

 

Beşinci Gelenek

 

“Her grubun yalnızca bir tek ana amacı vardır:

Mesajını hala acı çekmekte olan alkoliklere iletmektir.”

 

Birçok şeyi kötü yapmaktansa bir tek şeyi çok iyi yapmak iyidir. Dayanışmamızın yaşaması bu ilkeye bağlıdır. Her A.A.’lının kendisini yeni gelenlerle özdeşleştirebilmesi ve kendisini onların iyileşmelerine adaması Tanrı’nın ona verdiği bir yetenektir... ve bu yeteneği başkalarına aktarmak da tek gayemizdir. Ayıklığı başkalarına aktarmadığımız zaman kendimiz de sahip olamayız.

 

 

Altıncı Gelenek

 

“Bir A.A. grubu adını kendiyle ilgili

ve kendi dışındaki herhangi bir kuruluşa devretmemeli

ödünç vermemeli ya da finanse etmemelidir.

Çünkü para, mülk ve prestij sorunları

bizi esas amacımızdan uzaklaştırır.”

 

Deneyimlerimiz bize ne kadar iyi olursa olsun bizimle ilgili de olsa hiçbir kurumu destekleyemeyeceğimizi ispatladı. Bizler her derde çare olamayız. A.A. adını kendi davamızın dışındaki faaliyetler için ödünç veremeyeceğimizi anladık.

 

 

Yedinci Gelenek

 

“Her A.A. grubu dışarıdan gelecek katkıları reddederek

tam anlamıyla kendi kendine yeterli olmalıdır.”

 

Hiçbir A.A. geleneği bu geleneğin çektiği doğum sancılarını çekmemiştir. Başlangıçta toplu yoksulluk aslında bir ihtiyaç meselesi idi. Sömürülme korkusu. Manevi olanı maddi olandan ayırma zorunluluğu. Sadece A.A.’lılar dan gelen gönüllü bağışlarla idare etme kararı. A.A. merkez ofisinin desteklenmesi sorumluluğunun A.A. üyelerine verilmesi. Yalnızca idare giderleri, artı uygun bir yedek, merkez ofisinin politikasıdır.

 

 

Sekizinci Gelenek

 

“Adsız Alkolikler daima amatör olarak kalmalıdırlar.

Ama servis merkezlerimiz özel görevliler çalıştırabilir.”

 

Onikinci Basamağı para ile bağdaştıramazınız. Gönüllü olarak yapılan Onikinci Basamak işleri ile ödeme karşılığı yapılan işlerin ayrıldığı çizgi. A.A.’nın tam gün ücretli görevli olmaksızın idare edilemez. Profesyonel görevliler profesyonel A.A.’lı değildirler. A.A.’nın endüstri, eğitim, vs. ile ilgisi Oniki Basamak çalışmaları için kesinlikle para ödenmez, ancak bizim için çalışanlar çalışmalarının karşılığını hak ederler.

 

 

Dokuzuncu Gelenek

 

“A.A. olarak hiçbir zaman örgütlenmemeliyiz,

ancak hizmet verdiğimiz kişilere karşı

doğrudan sorumlu olan hizmet kurulları

veya komiteleri oluşturabiliriz.”

 

Özel hizmet kurulları ve komiteleri. Genel Hizmet Konferansı temel kurulu ve grup komiteleri A.A. üyelerine ve gruplarına talimat veremezler. Tek tek veya toplu olarak A.A.’lılara talimat verilemez. Herhangi bir baskının olmaması işlemektedir çünkü, her bir A.A. üyesi iyileşmesi için önerilen Basamak’ları uygulamadığı taktirde kendi ölüm belgesini imzalamış olacaktır. Aynı şartlar bir grup için de geçerlidir. Çekilen acılar ve duyulan sevgiler A.A.’nın disiplincileridir. Otorite ruhu ile hizmet ruhu arasındaki fark. Hizmetinizin amacı ayıklık isteyen herkese ayıklığı erişebilir bir hale getirmektir.

 

 

Onuncu Gelenek

 

“Adız Alkolikler’in dışarıdaki konular hakkında

pek fazla fikirleri yoktur, onun için A.A. adı toplum davalarına

hiçbir şekilde karıştırılmamalıdır.”

 

A.A. hiçbir toplumsal tartışmada taraf tutmaz. Tartışmaktan kaçınmak bir meziyet değildir. A.A.’nın yaşaması ve gelişmesi temel amacımızdır. Washington harekatından alınan ders.

 

 

Onbirinci Gelenek

 

“Halkla ilişkiler siyasetimiz, isim yapmak yerine

ilgi toplamak üzerine kurulmuştur.

Bu yüzden basın, radyo, TV ve film alanlarında

kimliğimizi daima gizli tutmalıyız.”

 

Halkla ilişkiler A.A. için önemlidir. Güzel halkla ilişkiler hayat kurtarır. A.A.’nın prensipleri ile kamuya tanıtılmak istiyoruz. A.A. üyeleri olarak değil. Basın bizim görüşümüze uydu. Kamu önünde kişilerin adsız kalması halkla ilişkiler politikamızın temel taşıdır. Onbirinci Gelenek kişisel hırsların A.A.’da yeri olmadığını sürekli olarak hatırlatır. Her üye topluluğumuzun aktif bir koruyucusu haline gelir.

 

 

Onikinci Gelenek

 

“Adsızlık bütün geleneklerimizin manevi temelini oluşturarak

bize ilkelerin daima kişiliklerden önce gelmesi gerçeğini hatırlatır.

 

Adsızlık ilkesinin ruhu özveridir. Tüm Oniki Gelenek’in esası ortak yararın özel amaçlarımızın önünde gelmesidir. A.A.’nın neden gizli bir topluluk olarak kalamadığı. Prensipler kişiliklerden önde geliyor. Kamu önünde yüzde yüz adsızlık. Adsızlık gerçek tevazudur.